Geri Dön
Ivır Zıvır05 Ağustos 2024

Kış Uykusu – Kardeşler Tartışma

Selim Kaan Topaç

Selim Kaan Topaç

05 Ağustos 2024

Sahne tam olarak youtube’da yok, en geniş kesiti bunu buldum. Tam hali filmin 1.19-1.37 arası. Belki bir ara ben yüklerim tam halini youtube’a Kendi içlerinde dolu dolu ve büyük potansiyellere sahip iki kardeşin tartışması. Aydın’ın yazılarını yazıp Necla’nın arkada uzanıp kitabını okuduğu klasik akşamlardan biri. Necla, Aydın’ın da sinirlenip bir ara söylediği gibi Aydın’a laf […]

Sahne tam olarak youtube’da yok, en geniş kesiti bunu buldum. Tam hali filmin 1.19-1.37 arası. Belki bir ara ben yüklerim tam halini youtube’a

Kendi içlerinde dolu dolu ve büyük potansiyellere sahip iki kardeşin tartışması. Aydın’ın yazılarını yazıp Necla’nın arkada uzanıp kitabını okuduğu klasik akşamlardan biri. Necla, Aydın’ın da sinirlenip bir ara söylediği gibi Aydın’a laf atacak yer arıyor. Bu iki kardeşten bahsetmek gerekirse: Aydın, gençliğini hatta bütün ömrünü tiyatroda geçirmiş ama insanların kendisinden beklediği büyük oyunculuk seviyelerine ulaşamamış. Şu anki hayatında da Kapadokya’da otel işletmeciliğinin yanında bir taraftan da yerel gazeteler ve küçük dergilere yazılar yazıyor, elinden geldiğince insanlara dokunmaya çalışıyor. Yazma, üretme konularında büyük bir efor sarf ediyor ve yapabildiğim kardır diyerek emek sarf ediyor. Necla ise kendi içinde potansiyelini gerçekleştirememiş olmanın buhranını yaşadığı belli. Büyük bir potansiyeli olduğuna dair büyük bir inancı var ve bu potansiyeli gerçekleştirmiş olarak yaşayamadığı için elinden geleni kadarını bile yapmıyor yani bir depresyon halinde. Bu tartıştıkları sahnede de kardeşi Aydın’ın da gerçekleştiremediği bir potansiyeli olmasına rağmen bir şeylerle uğraşıyor oluşu ve üretme çabasını kıskandığı belli oluyor. Kıskanmasa bile anlamsız buluyor. Hatta Necla hızını alamıyor Aydın’ın karısı Nihal’e de laf atıyor. “Hayatı boyunca para kazanmamış, çalışmamış şimdi iyilik, yardım meleği triplerinde” diyerek Nihali aşağılıyor. Nihalin önceki hayatında ve karakterinde bulduğu eksiklerden dolayı şu anda yaptıklarını aşağılıyor. Aydın ise kız elinden geleni yapıyor en azından diyerek karşı çıkıyor. Ve necla nın hiçbir şey yapmadan yatışını ve bütün günlerini, zamanını heba edişini eleştiriyor.

Necla Aydının çalışmalarını küçümsüyor. Bulunacak her şey bulundu kazdığın çukurlardaki her şey çıkarıldı diye eleştiriyor

“Senin gibi düşündüğünü iddia eden insanlar kendinizi daha büyük sorunların çözümlerine adasaydınız şu anda uğraştığınız bu ıvır zıvır şeyler kendiliğinden basit yan çalışmalarla çözülüverirdi” diyor necla bir yerde. Bu cümlenin altında necla nın tembellik motivasyonu da yatıyor aslında. Çünkü necla nın gözü yükseklerde. Büyük işler gerçekleştirmeyecekse hiç çalışmamayı tercih ediyor. Kendini layık görmediği etkileri gerçekleştirmek uğruna harekete geçemiyor. Sahip olduğu büyüklük inancı yıkılmaması adına girmiyor küçük, ıvır zıvır olarak nitelediği işlere.

Aydının konuyu kapatmak için aynı düşünmek zorunda değiliz açıklamasına rağmen tartışmayı devam ettiren necla “sen acı çekmemek için kendini kandırmayı tercih ediyorsun, sahici olmayı kendin olmayı unutmuş gitmişsin” diyor.

Bunun üzerine bir anda fazla gerçekçi ve dürüst olan Aydın neclaya karşı eleştirilere başlar. “Sen hayatın boyunca sıkılmaya ve yalnız kalmaya mahkum bir insansın, çünkü korkaksın çünkü tembelsin” diyerek neclanın asalak hayatını eleştirir. “Sen sıkılıyorsun çünkü hiçbir şey yapmadan öyle süzülüp duruyorsun” der ve eskiden en azından uğraştığı işleri sayıp şimdi iyice boşladığını anlatır. “Çalışmak lazım, tutku lazım” der ve “çalışmadan geçen bir hayat dürüst ve namuslu bir hayat değildir” sözünü hatırlatır.

Yine gerçekleştiremediği potansiyelin buhranı içinde kavrulan ve bundan dolayı küçük olarak nitelediği işlere girmekten kaçınan necla açıklama olarak “çalışmaktan ne anladığına göre değişiyor, çalışmak derken manasızca haldur huldur debelenmek kastedilmiyor orada, kafasında daha fazla fikir barındıran biri diğerlerinden daha eylemci sayılır, hiçbir şey yapmasa bile “ diyerek tembelliği savunur. Ve de tekrar aydının çalışmalarını küçümseyecek şekilde “en güzel yıllarını ne idüğü belirsiz işlerle geçiriyorsun. simyacı gibi boşa uğraşmaktan bıkmadın mı daha” diye belirtir. Sonrasında sinirlenip neclayı ve tembelliğini eleştiren aydın “ düşünmek daha iyi eylem sayılırmış, lafa bak! korkakların tembellerin yıllanmış bahanesi” diyerek yükselir.

Bu sahnede potansiyellerini tam olarak gerçekleştirememiş iki insanın tartışmasını izliyoruz. Birisi en iyi halinde olmasa da elinden geldiğince bir şeyler gerçekleştirmeye üretmeye devam etmeye çalışıyor diğeri ise gerçekleştiremediği potansiyelinden duyduğu acıyla potansiyelinin altında gördüğü işlere girmekten kaçınıyor. Bunun sonucunda da büyük bir tembellik döngüsüne giriyor ve ruh hali iyice bozuluyor.

07.10.2023

Selim Kaan Topaç

Selim Kaan Topaç

Yazar

Tüm Yazılar