Fon Seçimi
Selim Kaan Topaç
26 Ağustos 2024

Yatırım yaparken sepetin çeşitliliğinin öneminden önceden bahsetmiştim. Hisse senedi dışında diğer yatırım araçlarına da yatırımlarımı bölmeye devam ediyorum. Ne kadar araştırırsak araştıralım portföyümüzü başarılı bir fonun yönetildiği kadar iyi yönetemeyeceğimizi düşünüyorum. Fonlar uzman portföy yöneticileri tarafından yönetiliyor. Bu da uzun vadede daha stressiz bir şekilde daha çok getiri sağlıyor çoğu zaman. Peki ben fon seçimlerimi […]
Yatırım yaparken sepetin çeşitliliğinin öneminden önceden bahsetmiştim. Hisse senedi dışında diğer yatırım araçlarına da yatırımlarımı bölmeye devam ediyorum. Ne kadar araştırırsak araştıralım portföyümüzü başarılı bir fonun yönetildiği kadar iyi yönetemeyeceğimizi düşünüyorum. Fonlar uzman portföy yöneticileri tarafından yönetiliyor. Bu da uzun vadede daha stressiz bir şekilde daha çok getiri sağlıyor çoğu zaman.
Peki ben fon seçimlerimi neye göre yaptım?
- İlk adım olarak hangi fon türlerine yatırım yapacağımı belirledim. Burada yüksek riskli bir yatırım profilim olduğu için fon portföyümün büyük bölümü hisse senedi ve değişken fonlarda. Riski biraz daha dengelemek adına da kısmi eurobond ve emtia fonlarına yatırım yapıyorum.
- Seçtiğim kategorideki bütün fonları Tefas’tan excele export ediyorum. Böylece üstlerinde daha kolay işlem yapıp daha net karşılaştırmalar yapabiliyorum.
- Exceldeki fon listesini getirilerine göre sıralıyorum. Fon türünün karşılaştırma ölçütüne göre getiri oranını, birbirlerine göre getiri oranlarını, enflasyon ve mevduata göre getiri oranlarını kıyaslıyorum. Burada fon türünün karşılaştırma ölçütlerinin uygun seçilmesi gerekiyor. Elma ile armutu kıyaslamamak gerek.
- Başlıca karşılaştırma ölçütü burada TÜFE. Fon seçiminde asıl amaç genel olarak TÜFE’yi geçmek oluyor. Burada TÜFE oranını belirlemek için TÜİK’in açıkladığı oranı 2 ile çarpabiliriz 🙂
- Hisse senedi fonlarında karşılaştırma yaparken yerli hisse senetlerini BIST100 ve BIST30 gibi endekslerle karşılaştırıyorum.
- Yabancı hisse senedi fonlarını S&P ve Nasdaq endeksleri ve fon sepeti türünün kendi şemsiye fonu ortalama getirisi ile kıyaslıyorum.



- Kıymetli madenler ve emtia fonlarında aynı şekilde TÜFE’den daha çok getiri sağlamış olması gerek. Asıl dikkat edilmesi gereken de altından daha çok getiri sağlayıp sağlamadığı. Benim incelediğim Tefas altın fonlarında neredeyse hepsi uzun vadede altın getirisinin altında kalmıştı. O sebeple ben emtia yatırımlarımda altın fonları alımı yapmamayı düşünüyorum. Doğrudan altına yatırım daha mantıklı görünüyor. Altın alımı için de ons altının 2400 dolar seviyesine gerilemesini bekliyorum. Altın fonlarının burada sağlayacağı fayda sadece altın düşüşlerinden daha az etkilenilmesini sağlaması olacaktır.

- Borçlanma araçları fonlarında karşılaştırma yaparken dikkat edilmesi gereken: mevduat faizi, dolar euro getirisi ve borçlanma araçları şemsiye fonundan daha iyi performans sergilemiş olması. Devletlerin paraya ihtiyacı olduğunda tahvil ihraç ederler. Faiz oranları arttığında bu fonların değeri düşer. Benim düşüncem yakın gelecekte faizlerin amerikada düşmesi ile dolar bollaşacak bu sebeple eurobond yerine emtia/altın tutmanın yeterli olacağını düşünüyorum. O sebeple eurobond tarafında tercih edeceğim bu fonları şimdilik erteliyorum.

4. Bir sonraki aşama fonların risk durumlarını belirlemek. KAP’ta yayınlanan performans raporlarından standart sapmalarını öğreniyorum. Standart sapması düşüklüğü ve sharp oranı yüksekliğine göre risk seviyelerini belirliyorum. Sonra 1 yıllık getiri/standart sapması formülünden ne kadar az risk ile ne kadar çok getiri sağladıklarını tespit ediyorum. Ben yaş olarak daha genç olduğum için riskli bir portföy oluşturmaktan çekinmiyorum.

Bu şekilde 600 küsür fon arasından benim için en uygun olanları seçiyorum. Yüksek riskli bir profilim olduğu için daha çok hisse senedi fonlarını tercih ediyorum. Yerli hisse senedi fonlarında 1 tane BIST tüm şirketlere yatırım yapan 1 tane de BIST100’e yatırım yapan fon tercih ediyorum. Yabancı hisse senedi fonlarını teknoloji şirketlerindeki trendleri takip edebilmek için tercih ediyorum ancak yabancı hisse senedi fonları çok hantal yönetiliyor. Trendleri takip edemiyorlar. Bu tarafta hem daha tematik gidebilme hem de daha dinamik olması adına değişken fonlardan ilerleyeceğim. En aktif yönetilen fonlar çoğunlukla değişken fonlar oluyor. O sebeple fon tarafında yabancı yatırımı bu şekilde yapmayı planlıyorum.
Diğer yatırımlarımın yanında fon tarafında da düzenli bir şekilde yatırıma devam edeceğim. Bu şekilde her 3-6 ayda bir bu analizleri tekrar yapacağım. Fonlar valör sürelerinden dolayı kısa vade tradeleri için uygun değildir. Belirlediğimiz fonlardan tam verimi alabilmek için düzenli olarak uzun vadede alımlara devam etmeliyiz. 6 ayda bir de tekrar yaptığımız analizler doğrultusunda portföyde güncellemeler yapabiliriz.
Selim Kaan Topaç
Yazar