2025
Selim Kaan Topaç
31 Aralık 2024
Zaman geçip yıllar geride kalırken genelde insanın aklında güzel anılar kalır. Geçmişi nedense güzel olarak hatırlamaya meyilliyizdir ve geriye yönelik düşündüğümüzde hatırımızda kalanlar genellikle keyifli olaylar olur, yani şimdiye kadar öyleydi en azından. 2024 yılı için de yılın başına doğru bir kayıt oynattığımda zihnimden, bu güzel anıları geçiyor gözümün önüne. Ancak bu sene bir fark […]
Zaman geçip yıllar geride kalırken genelde insanın aklında güzel anılar kalır. Geçmişi nedense güzel olarak hatırlamaya meyilliyizdir ve geriye yönelik düşündüğümüzde hatırımızda kalanlar genellikle keyifli olaylar olur, yani şimdiye kadar öyleydi en azından. 2024 yılı için de yılın başına doğru bir kayıt oynattığımda zihnimden, bu güzel anıları geçiyor gözümün önüne. Ancak bu sene bir fark var. Bu sene ağzımda kötü bir tat bıraktı.
Haftanın belirli günleri daha keyifliyizdir, bazı günleri ise kısmen de olsa keyifsiz. Bu haftaları yıla vurduğumuzda genellikle keyifli günlerim daha fazla olurdu ve yıl sonları geriye dönüp baktığımda güzel bir sene geçirdiğime dair bir tatmin hissi oluşurdu ancak bu sene, keyifsiz bir seneydi.
Bu seneyi değerlendirecek olursam;
Bu senenin kelimesi kesinlikle çalışmaktı. Yıllardır çok çalışırım, zamanımın çok büyük bir bölümü çalışarak geçer ancak şimdiye kadar çalışmam bu seneki gibi hissettirmemişti. Bu sene çalışmak sanki farklı konumlandı benim için. Bir bağımlılık veya bir kaçamak gibi. Çok çalıştığım bir seneden neden tatmin hissetmiyor olayım ama demi? Çünkü bu kadar çok çalışıyor oluşumun ve bu kadar çok fedakarlık yapıyor oluşumun karşılığını bu sene o kadar alabildiğimi hissetmedim. Kendime dürüst olduğumda bu sene çok gelişmiş hissetmediğimi ve çalışıyor olduğum işlerin çoğunda yeterince potansiyelimi gerçekleştiremediğimi kabul ettim. Bir iş kuruyor ve büyütüyor olmanın getirdiği gelişme inkar edilemez tabii ki ancak o sürecin önemli bir kısmı karınca gibi aynı işleri tekrar ediyor olmanı gerektiriyor.
Çalışmaya dair diğer bir konu olarak da bu sene çalışmak beni çok yalnızlaştırdı. Sürekli yetiştirmem gereken bir sürü işimin oluyor oluşu ne çevremdeki insanlara ne de yıllardır kendimi bulduğum alanlara vakit ayırmama fırsat bıraktı. 2 sene önce istemediğim kadar insanla sürekli görüşüyorken, birçok farklı ortamlarda bulunuyor ve sürekli insanlarla görüşüyorken şu anda çevremdeki birkaç tane insanla anca görüşebiliyorum ve o birkaç tane insanın da sayıları giderek eksiliyor. İlk başlarda tercih edilmiş yalnızlık olarak düşündüğüm ve keyif aldığım bu yalnızlık giderek arttı ve yılın sonunda baktığımda memnun olmadığım bir hale büründü. Çalışmaktan zaman ayıramaz hale geldiğim tek konu insanlar değil maalesef. Basketbol, okumak, rastgele konuları araştırmak, izlemek, boş bir vakitte düşünmek, spor, yeni deneyimlere atılmak gibi birçok alanda da tamamen eksik bir seneydi. Benim için en büyük zorluk başlıbaşına basketbolu bırakmak oldu zaten. Şimdiye kadar yatırım yaptığım, kendimi o alanda geliştirdiğim, sakatlığını da şampiyonluğunu da yaşadığım, hayaller kurduğum, arkadaşlarımı o çevreden edindiğim basketbol ile yollarımı kesin olarak ayırdığım sene bu sene oldu. Uzun bir süre hayatımdaki yoğunluğun yanında götürmeye çalıştım ancak artık bir seçim yapmam gerekiyordu. Basketbola daha az zaman ayırıyor ve yeterince antrenman yapamıyor olmak sahada beni geri bırakıyordu, basketbola harcadığım zaman da diğer işlerimi yetiştirmemi zorlaştırıyordu ve o vazgeçiş kararını verip basketbol oynamayı bıraktığım sene bu sene oldu. O hikayenin de sonuna gelmiş olduk. Çalışmaktan kaynaklı zaman eksikliğine dair belirteceğim son konu da eskiden vaktim olup paramın yetmeyecek olduğu birçok şeyi şu an param yetebiliyor olmasına rağmen yapmaya vakit bulamamam. Almak istediğim birçok eğitim ve yapmak istediğim birçok seyahatin önündeki engel şimdiye kadar paraydı. Bu sene o ertelediğim deneyimlerin çoğunu yapabilecek imkana sahiptim ancak hiçbirini yapacak zamanım yoktu. Hem bunca vazgeçişin olduğu bir sene olması hem de kendimi beslediğim alanlara vakit ayıramıyor oluşum iş konusunda ne kadar gelişiyor olsam da 2024’ün ağzımda kötü bir tat bırakmasına sebep oldu.
Nasıl Bir Geleceğin İçinde Kurguluyorsun Kendini?
Özellikle bu sene “zaman” çok ayrı bir değer kazandı benim için. Gelecekte en az para kadar sağlık ve zamana sahip olmak da çok önemli benim için. İnsan elinde olanların değerini fark edemiyor lafı ne kadar klasik olsa da çok doğru. Daha önceden bir sürü zamanımın olduğu günleri düşünmek garip geliyor şu anda. Tabii ki yeterince kaynağın olmadıktan sonra bolca zamanın olsa da yine istediklerini yapamadığının farkındayım. O sebeple aradaki dengeye ulaşana kadar çok çalışmaya devam ediyor olacağım.
Bunların dışında geçen sene Teknevia tarafında yaklaşık üniversite sonuna kadar bir serüven olacağını tahminlemişim ama Teknevia ile hikayemiz çok daha uzun sürecektir gibi geliyor şu anda. Daha gidilecek çok yol var. Bir taraftan aynı ekiple farklı işler de kuruyoruz. Bu ekip olarak daha çok büyüyeceğiz ve birçok iş kurup büyüteceğiz. Şu anda daha birçok çalışmanın başında sayılırız. Bu girişimcilik serüveni nasıl evrilir, ne kadar bu ekiple ilerleriz tam bilemiyorum ama hayatımda girişimciliğin daimi kalacağı çok bariz. Kendimi kurumsal bir şirkette herhangi bir çalışan olarak hayal edemiyorum.
Bu süreçte yurt dışı hala istediğim bir noktada konumlanıyor benim için. Bu yolculuğun bir kısmında amerikada bulunmak ve amerikanın start up ekosistemini de deneyimlemeyi istiyorum. Burada inşa ettiğim gelişime cila gibi geleceğini düşünüyorum ancak şu anki girişimcilik serüvenimizde hangi zaman döneminde konumlanacağını kestiremiyorum, belki 25 yaşımda olur belki 30. Ayrıca çok uzun vadeli plan yapmayı da bırakmış durumdayım. Zaman geçtikçe hayatın ne kadar beklenmedik şekilde geliştiğini fark ediyorum. Kısa vadeli planlar yapıyor ve onları gerçekleştiriyorum.
2025’te Nasıl Bir Dünya ve Türkiye Bekliyorum?
Her zamanki gibi Türkiye ile başlayacağım. 2025’te gerçekleşecek olan bir seçim bulunmuyor. Yani Erdoğan hükümeti ile devam ediyor olacağız. Bundan kaynaklı olarak da ekonomi tarafında iyi bir gelişme beklemiyorum. 2024’ün sonuna gelirken Mehmet Şimşek’in de ekonomiyi kurtarma çalışmalarında başarılı olamadığını görüyoruz. Türkiye’de ne başarılı bir yatırım yapılıyor ne de kaliteli gençler ülkede duruyor. Bu sene de ekonomide daha çok daralma bekliyorum. Değerlendirmeye ekonomi ile başladım çünkü birçok alanın doğrudan ekonomik refahla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. İnsanların psikolojileri, ailelerin akşam sofralarındaki keyifleri, toplumun birbirine saygısı ve daha birçok yapı ekonomik refaha bağlı. Ülkenin ekonomik olarak gelişmesi de önemli oranda ülkedeki adalete bağlı. Bu alanda daha çok detaya girmeyeceğim farklı konulara kaymamak için ama Türkiye konusunda pozitif beklentilerim mevcut değil maalesef.
Dünya’da da teknolojinin gelişim hızı baş döndürücü gerçekten. Yapılan her bir buluşta geleceğin çizildiğini görüyorum. Elon Musk’ın yaptığı her lansmanda, OpenAI’ın duyurduğu her yeni yapay zeka modelinde geleceğin nasıl olacağı canlanıyor gözümde. Tarih sadece geçmişte yazılıp son bulmadı, bugün de geleceğin tarihi yazılıyor ve bunu fark ediyorum. 2025’te de bu gelişim çılgınlığının devam edeceğini görmek çok zor değil. 2025 için beklentim bu sene gördüğümüz teknolojik gelişmelerinin uygulamalarının da daha çok hayatımıza girecek olması. Devletler veya tekel şirketler tarafından yapılan teknoloji geliştirmelerinin doğrudan halka sunulmadığını fark ediyorum ancak şirketler arasında rekabet varsa yapılan gelişmeler şirketler tarafından halka sunuluyor ve rekabet marketlere yansıyor. Bunu yapay zeka dil işleme modellerinde de kısmen gördük bence. Yeni teknolojik gelişmelerin günlük hayata geçişi konusunda Trump-Elon birlikteliğinin de hızlandırıcı olacağını düşünüyorum.
Diğer bir konu olarak da benim bu sene epey mesele edindiğim eğitim konusu. Dünyanın artık gerçekten yeni bir eğitim modeline ihtiyacı var. Üniversitelerin işleyişinin ve sistemlerinin demode oluşu uzun yıllardır konuşuluyordu ancak günümüzde gerçekten lüzumsuzlaştığını düşünüyorum. Bölümlerin müfredatları güncellenmiyor, modern alanlara yönelik yeni bölümler açılmıyor ve eğitmenler sektörlerdeki gelişmelerin çok gerisinde kalmış durumunda. Geleceğin ihtiyaçlarına yönelik gençleri hazırlama konusunda inanılmaz şekilde sınıfta kalıyor üniversiteler ve bu sene olmasa da yakın gelecekte bu tarafta bir reform bekliyorum.
2024’ten Hedeflerim Nelermiş, Neler Olmuş?
2023’te çok ucu açık ve komplike hedefler koyduğumu düşünüp 2024’te daha ölçülebilir ve basit hedefler koymaya çalışmıştım. Bu basit ve ölçülebilir hedefler koymamdaki asıl düşünce yıl içinde neler geleceğini kestiremiyor oluşumuz farkındalığı ve her şeye rağmen gerçekleştirmeye çalışabileceğim hedefler koyma çabasıydı. Ancak üstünden 1 yıl geçip bu hedeflere de dönüp baktığımda fazla basit ve yüzeysel kaldıklarını düşünüyorum. Her senenin sonunda olduğu gibi önce koyduğumuz hedeflere sallayıp sonra yine de o hedefler nasıl geçmiş değerlendirelim bakalım.
- *** ₺ yatırım portföyü (*** dolar) olacak.
2023’te kendime koyduğum parayı çalıştıracaksın hedefinin doğrudan gerçekleştirilebilecek bir hedef olmadığı ve bunu kısa vadeli hedeflere bölmem gerektiği farkındalığından sonra bu hedefi koymuştum. İyi ki de koymuşum çünkü yatırım konusunda kısa vadeli hedeflerin ne kadar önemli olduğunu asıl bu sene anladım. Yatırım yaparken belirli dönemlerde ulaşman gereken hedefler oluşu hem fazla risk alıp elindeki parayı kaybetmene dair seni engelliyor hem de büyüme planını daha gerçekçi yapmanı ve doğru stratejiler geliştirmeni sağlıyor. Koyduğum hedefi de dolar olarak koymuş olduğum iyi olmuş çünkü kurdaki oynaklık hedefi ilk koyduğum zamanki tl değerinden çok uzaklaştırdı. Ona rağmen hedefe ulaşmak ile kalmayıp hedefimin 2 katına da ulaşmış bulunmaktayım. Bunun dışında da yatırım konusunda sürecimi belgeleyebileceğim ve fikirlerimi paylaşabileceğim bir blog kurmuş olmaktan da çok mutluyum.
- 2 firmayla iş birliği yapılacak
Bu Teknevia tarafında koyduğum bir hedef. Özellikle Pegasus çok zorlasa da Pegasus, Hayatfinans ve Migros iş birlikleriyle yani 3 iş birliği ile yılı tamamladım. Pegasus’tan sonra seviyeyi Türkiye’de yükseltebileceğim çok şirket kalmadı. THY olabilir belki. Onun dışında yurt dışında bomba şirket hedeflerim var. Üzerinde çalışıyorum.
- 1 yurtdışı gezisi yapılacak.
Her sene inatla koyup gerçekleştiremediğim o hedef. Bu sene önemli bir adım attım ve Fas’a bilet aldım ocak için. Bu hedefi kısmen bu sene gerçekleştirdim sayabilirim böylece 🙂 Tabii ocakta gidene kadar tamamlandı gibi net bir şey diyemiyoruz. Yıl içinde vaktim olsa ve uzun vadeli planlar yapabiliyor olsam vizesiz birçok ülkeyi giderdim de vakit bulamadığım için seyahat edemedim yurt dışına maalesef.
- 10 kilo alınacak
Yani bu hedef de cacık bir hedef olmuş. Özellikle basketbolu bıraktıktan sonra 7 kilo aldım ancak pek hareket etmediğim ve sürekli dışardan fast food yediğim için vücudum baya yağlandı ve kilo aldım ama daha mı fit oldum, hayır.
- 35 kitap okuncak
Bu da başarısız olunan bir hedef ancak kısmen zor da bir hedef olmuş. Her 10 günde bir başka kitap bitirmem gerekirdi hedefin tutması için. Bir de hesaba katılmayan bir konu var ki o da sayfa sayıları. Bu sene 9 kitap okudum ancak bu kitapların çoğunluğu 500-600 sayfalık kitaplardı. Hep ağır kitaplar okuduğum için kitap sayısı hedefi tutmadı. Bu sene çok kitap okuyamasam da güzel kitaplar okuduğumu düşünüyorum. Çoğunlukta yatırım, ekonomi kitapları ile girişimci ve tarihten önemli karakterlerin biyografilerini okudum. Onun dışında bu sene özellikle makale okumalarına daha çok ağırlık verdim. Hemen başlayıp bitirebiliyor oluşum makale okumamı kitap okumaya göre daha kolay kılıyor.
- Ortalamamı 3.2 üstüne çıkarmış olacağım
Düşündüğümden kolay oldu. Derslere ağırlık vermiyor olmama hatta çoğu sınava son gün çalışmış olmama rağmen ortalamam şu anda 3.5. Birçok alanda başarılı olsam ve akademiye saygım çok azalmış olsa da akademik olarak başarısız bir öğrenci oluyor olma durumu hoşuma giden bir durum olmaz.
- Öyküyle bir şehir dışı gezisi
Bu hedefi de 3 günlüğüne yapılan keyifli bir antalya gezisi ile başarıyla tamamladık.
2025 Hedeflerim
2025 ile alakalı olarak daha dengeli bir hayat yaşayacağım gibi kendimi kandıracak yüzeysel hedefler koymayacağım tabii ki. Yine haftada 80-90 saat çalışacağımı biliyorum. İşlerimle alakalı hedeflerim her zaman daha öncelikli olacak. Onları burada ayrıca belirtmiyorum bile. Yine de kendimce onların dışında birkaç ayrı hedef belirlemek istiyorum.
- Yelken eğitimi alacağım. 2025 için en azından temel yelken eğitimini tamamlayacağım.
- Tasarım alanında daha çok uzmanlaşacağım. Hem tasarımsal bakış açımı geliştirmek hem estetik anlamda işler yapmak hem de geliştireceğim ürünlere farklı bir taraftan da bakabilmek adına tasarım tarafında kendimi geliştireceğim. Teknevia’nın deneyimler tarafının tasarımlarını yapmak ilk planım.
- $*** yatırım portföyüne ulaşacağım (*** TL)
- Girişimcilik ve yatırım sürecim taraflarındaki bloglarıma ayda 1 blog yükleyeceğim.
Selim Kaan Topaç
Yazar